Norveç'in ikinci en büyük şehri ve ülkenin kültür başkentidir. Derin bir tarihi geçmişi, güzel manzaraları olan çok ilginç bir şehir. 11. yüzyılda balıkçılar ve tüccarların yerleşim alanı olarak kurulan Bergen şehri, Ortaçağ'ın sonlarına kadar ülkenin başkenti idi. Oslo şehri, Bergen’den sonra seçilen başkenttir. Bugün Bergen şehrine bakarak da bunu anlayabiliriz, su kenarında bulunan ve birçok ticari yapı ve binaya sahip olan şehir, 1979'da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir
Tarihi rıhtıma ek olarak, kesinlikle yerel lezzetleri tadmak ve geçmiş yüzyıllardan kalma tarihi evleri görmek için Fisketorget'i ziyaret edebilirsiniz. Bergen manzarasının en önemli unsuru kiliselerdir. Aziz Olav Katedrali, Romanesk Mariakirken Kilisesi ve Fantoft stavkirke'nin (1990'ların yakılması sonrasında yeniden inşa edilen) sakin kilisesi mutlaka ziyaret edilmelidir.
Liman girişi, ülkedeki en eski kalelerden biri olan Bergenhus Kalesi (1240 yılında inşa edilmiştir) tarafından korunmaktadır. Bir başka dönüm noktası - Gamlehaugen, 1900 yılında inşa edilmiş olan bu saray, İngiliz tarzı parklarla çevrili olan bir kraliyet rezidansıdır.
Fløibanen’ı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Fløyen’nin zirvesine teleferik ile çıkarak Berge’nin manzarasını seyderebilirsiniz.




